|
Wimax, İngilizce "Worldwide Interoperability for Microwave Access" kelimelerinden oluşan, IEEE 802.16 standardı ile ifade edilen geniş alan
kablosuz bağlantı sistemidir.
Gelişim ve yaygınlaşma süreci devam etmektedir. Bu teknolojiye sahip ürünler yaygın olarak lisanslı 2,5 GHz ve 3,5 Ghz frekans bandlarını kullanmaktadır.
Wimax'ın ana hedefi geniş alanlarda kablosuz ağ servisi vermektir. Kullanılacak antene göre değişmekle birlikte ortalama 10 km'ye kadar olan bir bölgede, mesafeye göre
değişen maksimum 70 Mbps'ye varabilen bir iletişim kurulmasını sağlayacak tasarıma sahiptir. Ağ cihazlarının antenlerinin birbirlerinin görüş açısında olmaması durumunda
bile bağlantı kurulabilmektedir. Bu sebeple özellikle şehir içi alanlarda bu özelliği bir avantaj olarak öne çıkmaktadır.
Wimax & WiFi Karşılaştırması
Günümüzde yaygın olarak kullanılan 802.11 a/b/g kablosuz ağlar (WiFi) ile karşılaştırılınca, en önemli farkın, Wimax için kullanılan bandın lisanslamaya tabi olması
sebebiyle ekstra kurulum ve işletim maliyeti getirmesi, WiFi ağlarda kullanılan bandın ise herhangi bir başvuru ve izin gerektirmemesi olduğu görülür. Bu durumun Wimax
yönünden avantajı ise ürünlerin lisanslı bandda diğer yayın yapan cihazlarla olumsuz etkileşime girmeden daha güçlü yayın yapabilmesine imkân vermesidir. Bir diğer önemli
fark sinyallerin ulaşabildiği mesafede görülür. Wimax cihazları uygulamada km'ler ile ifade edilen alanda servis verebilirken 802.11 a/b/g türü WiFi cihazlar için bu mesafe
ortalama 30-50 mt'dir. Günümüzde gelişmekte olan ve 802.11 a/b/g ağların geleceği olarak görünen 802.11n teknolojisi standartlaştığı zaman, klasik WiFi ağlara göre çok daha
uzak mesafelere çok daha yüksek band genişlikleriyle hizmet verilebilecektir. Buna rağmen 802.11n ile ulaşılabilecek mesafeler yine de Wimax'dan çok daha az olacaktır.
Wimax'ın uzak mesafelere ulaşabilme avantajı, servis verebildiği alandaki band genişliği açısından düşünüldüğünde WiFi ağlara göre daha düşüktür. Özellikle 2009 yılı sonuna
doğru standartlaşması ve geriye dönük olarak 802.11a/b/g destekli cihazlarla uyumlu olması beklenilen 802.11n teknolojisinin maksimum 300 Mbps band genişliğine ulaşan
özelliği yanında Wimax'ın kapasitesi düşük kalmaktadır.

Tablo-1: Kablosuz teknolojilerde hız-mobilite karşılaştırması
(Kaynak: http://commons.wikimedia.org/wiki/File:Wimax-speed.jpg)
Kullanıcı açısından düşünüldüğünde, 802.11n veya Wimax'ın avantajlarından yararlanmak isteyen kullanıcılar ek bir donanım almak zorundadır. Her iki teknolojinin de
kendine
özel bir donanım ihtiyacı vardır. Burada 802.11n ile kurulan bir ağ altyapısının Wimax 'ta olmayan bir avantajı, daha önceki teknolojiye sahip tüm 802.11 a/b/g özellikli ağ
kartlarının 802.11n türü ağ cihazları ile çalışmasıdır. Dolayısıyla 802.11n'nin hız ve mesafe avantajlarından yararlanamayan, yeni donanıma sahip olmayan kullanıcılar da ek
donanım alana kadar ellerindeki mevcut ağ kartlarını kapasitesi oranında kullanabilmektedir. Kullanıcılar hiçbir donanım yatırımı yapmasalar bile 802.11n ile kurulmuş bir
ağdan servis alabilmektedir.
Günümüzde Türkiye'de Wimax'ın kullanıcı tarafında yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel, Wimax cihazlarının çalıştığı frekans bandının lisans tahsisinin yapılmaması,
6
aylık dönemler halinde en fazla 2 defalık bir deneme lisansı verilmesidir. Bu durumda Wimax altyapısını kuracak şirketler kalıcı bir yatırım yapamamakta, kullanıcı
tarafındaki donanımlara Wimax desteği gelse bile teknolojinin yaygınlaşması zorlaşmaktadır.
802.11 a/b/g/n kartlar günümüzde yaygın olarak bulunabilmekte ve fiyatları uygun seviyelerdedir. Artık yeni çıkan diz üstü bilgisayarların çoğunda bu ağ kartları
otomatik
olarak gelmektedir. Wimax açısından düşünüldüğünde piyasada henüz Wimax özellikli cihazlar ve dizüstü bilgisayarların satışı yaygınlaşmamıştır. Dizüstü bilgisayarlarda en
büyük çip üreticisi olan Intel Firması, yeni çıkardığı çiplerde hem 802.11 a/g/n, hem de Wimax özelliklerini eklemiştir. Bu dizüstü bilgisayarların yaygınlaşmasıyla Wimax
teknolojisinin de ivme kazanacağını söyleyebiliriz.
ODTÜ'deki Çalışmalar
ODTÜ'de 2008 yılı başında başlayan Wimax deneme kurulumu çalışmaları, Ağustos ayı sonuna doğru tamamlanmış, geçici alınan lisans süresinin bitimine kadar çeşitli
denemeler
yapılmıştır. Bu kapsamda BİDB bina çatısı merkez olmak üzere, 6. yurt ve ODTÜ MEMS tesislerine 2 adet anten kurularak kapsama alanı ve sinyal testleri yapılmıştır. Ayrıca
bir gezici anten ile ODTÜ'nün çeşitli noktalarından datalar alınmıştır.
Yaptığımız denemelerde, BIDB çatısına konulan bir antenin, ODTÜ'de düşük bir hızda fakat geniş bir bölgeyi kapsayabildiğini, özellikle antenler birbirlerini görüyorsa bu
mesafenin artabildiği tespit edilmiştir. ODTÜ A4 çıkış kapısından yokuş aşağıya inildiği noktada bulunan otobüs durağı bölgesinden BİDB çatısında bulunan anten ile bağlantı
kurulabilmesi antenlerin birbirini görmediği durumda bile bağlantı kurulabildiğini göstermiştir.
Sonuç
Wimax, kullanıcı tarafındaki donanımlarının yaygınlaşması ve frekans bandının lisanslanması probleminin çözülmesi sonrasında özellikle kablo ile ulaşmanın zor, WiFi
cihazlarla kapsama alanı altına alınmasının maliyetli olduğu geniş alanlarda mobil hizmet sağlamak için WiFi teknolojilerine alternatif olarak düşünülebilir. Burada Wifi
teknolojilerinin dar alanda yüksek bandgenişliği sağladığını, Wimax'ın geniş alanlarda daha düşük bandgenişliği verebildiğini göz önünde bulundurursak, ODTÜ'de Wimax
altyapısının kurulu olması, Wimax donanımına sahip kullanıcıların özellikle bina dışı alanlarda WiFi cihazlarla yeterli sinyal gücü elde edilememiş, yeterli kapsama alanına
alınamamış noktalarda da ağ hizmeti alabilmelerini sağlayabilir. Bu yönden ODTÜ Kablosuz ağ altyapısında WiFi cihazlarının bir tamamlayıcısı olarak düşünülebilir. Arazi
koşullarında kameralar, Altyapı birimlerinin sahip olduğu sistemler (trafolar, jeneratörler, su pompaları, eşanjör daireleri, bina çatılarında olan çeşitli donanımlar,
trafik sinyalizasyon lambaları otomasyonu vs.) için ağ hizmeti sağlayabilir.
Ferdi Ayaydın
|